The gender-fluid history of the Philippines | France Villarta

149,080 views ・ 2020-04-03

TED


Videoyu oynatmak için lütfen aşağıdaki İngilizce altyazılara çift tıklayınız.

Çeviri: Yusuf Kerem Sağlam Gözden geçirme: Esra Çakmak
00:13
I was an eight-year-old kid in the mid-1990s.
0
13040
2532
1990'ların ortasında sekiz yaşında bir çocuktum.
00:15
I grew up in southern Philippines.
1
15596
2387
Filipinler'in güneyinde büyüdüm.
00:18
At that age, you're young enough to be oblivious
2
18007
2293
O yaşlarda, toplumun bizden beklentilerini anlamayacak kadar küçük
00:20
about what society expects from each of us
3
20324
2065
00:22
but old enough to be aware of what's going on around you.
4
22413
3292
fakat etrafta neler olduğunu anlayacak kadar büyüktük.
00:26
We lived in a one-bedroom house,
5
26101
2275
Beş kişilik bir aile olarak
00:28
all five of us.
6
28400
1390
tek yatak odalı bir evde yaşadık.
00:29
Our house was amongst clusters of houses
7
29814
2196
Evimiz, çoğunlukla odun
00:32
made mostly of wood and corrugated metal sheets.
8
32034
3926
ve oluklu metal saclardan yapılmış site evlerin içindeydi.
00:36
These houses were built very close to each other
9
36430
2812
Bu evler asfaltsız yollar boyunca
00:39
along unpaved roads.
10
39266
1705
birbirlerine çok yakın inşa edilmişti.
00:41
There was little to no expectation of privacy.
11
41475
2671
Mahremiyetle alakalı en ufak bir beklenti yoktu.
00:44
Whenever an argument broke out next door,
12
44470
3208
Yan komşuda ne zaman bir tartışma çıksa
00:47
you heard it all.
13
47702
1380
her şeyi duyuyordunuz.
00:49
Or, if there was a little ... something something going on --
14
49106
4110
Ya da birazcık işi pişirseler bile duyuyordunuz.
00:53
(Laughter)
15
53240
1960
(Kahkaha)
00:55
you would probably hear that, too.
16
55950
2003
Bunu muhtemelen siz de duyardınız.
00:58
(Laughter)
17
58033
1590
(Kahkaha)
00:59
Like any other kid, I learned what a family looked like.
18
59813
3149
Her çocuk gibi, bir ailenin neye benzediğini öğrendim.
01:03
It was a man, a woman, plus a child or children.
19
63508
3276
Bir adam, kadın, çocuk ya da çocuklar.
01:07
But I also learned it wasn't always that way.
20
67180
2236
Fakat bunun her zaman böyle olmadığını da öğrendim.
01:09
There were other combinations that worked just as well.
21
69760
2723
Aynı şekilde çalışan başka kombinasyonlar da var.
01:12
There was this family of three who lived down the street.
22
72507
2732
Sokağın aşağısında yaşayan üç kişilik bir aile vardı.
01:15
The lady of the house was called Lenie.
23
75263
2334
Evin hanımının adı Lenie'ydi.
01:18
Lenie had long black hair, often in a ponytail,
24
78133
3058
Lenie'nin genellikle at kuyruğu yaptığı uzun siyah saçları
01:21
and manicured nails.
25
81215
1957
ve manikür yapılmış tırnakları vardı.
01:23
She always went out with a little makeup on
26
83196
2198
Dışarı her seferinde hafif makyaj
01:25
and her signature red lipstick.
27
85418
1845
ve imzası niteliğindeki kırmızı rujuyla çıkardı.
01:28
Lenie's other half, I don't remember much about him
28
88018
2463
Lenie'nin eşi hakkında pek bir şey hatırlamasam da
01:30
except that he had a thing for white sleeveless shirts
29
90505
2563
beyaz kolsuz tişörtler giydiğini
01:33
and gold chains around his neck.
30
93092
2303
ve altın zincir taktığını hatırlıyorum.
01:36
Their daughter was a couple years younger than me.
31
96109
2390
Kızları benden birkaç yaş küçüktü.
01:39
Now, everybody in the village knew Lenie.
32
99007
2673
Köydeki herkes Lenie'yi tanırdı.
01:42
She owned and ran what was the most popular beauty salon
33
102128
2886
Kasabanın bizim tarafındaki
en popüler güzellik salonunun sahibi ve işletmecisiydi.
01:45
in our side of town.
34
105038
1696
01:46
Every time their family would walk down the roads,
35
106758
2382
Ne zaman ailesi yoldan geçse
01:49
they would always be greeted with smiles
36
109164
2419
her zaman gülümsemelerle selamlanırlardı
01:51
and occasionally stopped for a little chitchat.
37
111607
3858
ve bazen, ayaküstü sohbetler için dururlardı.
01:56
Now, the interesting thing about Lenie
38
116677
1995
Lenie'yle ilgili enteresan olan,
01:58
is that she also happened to be a transgender woman.
39
118696
3540
ayrıca transeksüel bir kadın olmasıydı.
02:03
She exemplified one of the Philippines' long-standing stories
40
123488
4460
Filipinler'in cinsiyet çeşitliliğiyle alakalı
köklü hikâyelerinden birine örnek oldu.
02:07
about gender diversity.
41
127972
1563
02:10
Lenie was proof that oftentimes we think of something as strange
42
130650
5555
Lenie, sırf aşina olmadığımız için
02:16
only because we're not familiar with it,
43
136229
2236
veya anlamak için vakit ayırmamamızdan kaynaklı
02:18
or we haven't taken enough time to try and understand.
44
138489
3749
çoğunlukla bize yabancı gelen şeylerin kanıtıydı.
02:23
In most cultures around the world,
45
143541
2786
Dünyadaki çoğu kültürde,
02:26
gender is this man-woman dichotomy.
46
146351
3048
cinsiyet erkek-kadın ayrımıdır.
02:29
It's this immovable, nonnegotiable, distinct classes of individuals.
47
149423
5456
Bu sarsılmaz, tartışılmaz şekilde bireylerin sınıf ayrımıdır.
02:35
We assign characteristics and expectations
48
155475
2580
Birinin biyolojik cinsiyeti belirlendiğinde
02:38
the moment a person's biological sex is determined.
49
158079
3718
onun karakterine ve beklentilerimize karar veriyoruz.
02:42
But not all cultures are like that.
50
162671
1864
Fakat bütün kültürler öyle değil.
02:45
Not all cultures are as rigid.
51
165250
1826
Bütün kültürler böyle sabit değil.
02:47
Many cultures don't look at genitalia primarily
52
167727
2830
Birçok kültür cinsiyet farkını oluşturmak için
02:50
as basis for gender construction,
53
170581
2209
ilk olarak genital bölgeye bakmıyor.
02:52
and some communities in North America, Africa, the Indian subcontinent
54
172814
5761
Kuzey Amerika, Afrika, Hint Yarımadası
02:58
and the Pacific Islands, including the Philippines,
55
178599
3200
ve Filipinler de dahil Pasifik Adaları'nda
03:01
have a long history of cultural permissiveness
56
181823
3214
bazı cemiyetlerin kültürel serbestlik
ve cinsiyet çeşitliliğiyle alakalı uzun hikâyeleri var.
03:05
and accommodation of gender variances.
57
185061
2397
03:08
As you may know,
58
188307
1189
Belki bilirsiniz,
03:09
the people of the Philippines were under Spanish rule for over 300 years.
59
189520
4447
Filipin halkı 300 yıldan uzun bir süre İspanyol hükmü altındaydı.
03:14
That's from 1565 to 1898.
60
194405
2970
1565 yılından 1898 yılına kadar.
03:17
This explains why everyday Filipino conversations
61
197787
2606
Bu, günlük hayattaki Filipince sohbetlerin
03:20
are peppered with Spanish words
62
200417
2190
neden İspanyolca kelimelerle harmanlandığının
03:22
and why so many of our last names, including mine, sound very Spanish.
63
202631
4973
ve benimki de dahil, soyadlarımızın kulağa İspanyolca gelmesinin sebebi.
03:28
This also explains the firmly entrenched influence of Catholicism.
64
208667
4240
Bu ayrıca Katolikliğin oldukça değişmez etkisini de açıklıyor.
03:34
But precolonial Philippine societies,
65
214026
2940
Sömürgecilik öncesi dönemde,
03:36
they were mostly animists.
66
216990
1681
Filipin halkları çoğunlukla animistikti.
03:39
They believed all things had a distinct spiritual essence:
67
219818
5174
Onlar her şeyde belirgin ruhsal esasının olduğuna inanıyordu;
bitkiler, hayvanlar,
03:45
plants, animals, rocks, rivers, places.
68
225016
4801
taşlar, nehirler, mekânlar.
03:50
Power resided in the spirit.
69
230635
1791
Güç, ruhta ikamet ediyordu.
03:53
Whoever was able to harness that spiritual power was highly revered.
70
233235
4820
Her kim o ruhsal güce bir koşum takabilirse çok saygı görürdü.
03:59
Now, scholars who have studied the Spanish colonial archives
71
239223
3712
Şimdi, İspanyol sömürgecilik arşivlerinde çalışmalar yapan bilim insanları,
04:02
also tell us that these early societies were largely egalitarian.
72
242959
4333
bu eski toplulukların ayrıca eşitlik taraftarı olduğunu ortaya çıkardı.
04:08
Men did not necessarily have an advantage over women.
73
248181
2812
Erkeklerin kadınlardan fazla avantajı yoktu.
04:12
Wives were treated as companions, not slaves.
74
252001
3883
Kadın eşlere bir köle gibi değil, dost gibi davranılırdı.
04:15
And family contracts were not done without their presence and approval.
75
255908
3582
Aile mukaveleleri onların varlığı ve onayı olmadan yapılmazdı.
04:20
In some ways, women had the upper hand.
76
260290
2644
Bazı kısımlarda kadınlar daha üstündü.
04:23
A woman could divorce her husband and own property under her own name,
77
263800
4588
Bir kadın boşanabilirdi
ve boşandıktan sonra bile elinde tutabileceği
04:28
which she kept even after marriage.
78
268412
2112
kendi toprağının sahibi olabilirdi.
04:30
She had the prerogative to have a baby or not
79
270979
2972
Bir bebek sahibi olma ya da olmama imtiyazına sahipti
04:33
and then decide the baby's name.
80
273975
1960
ve bebeğin adına karar verebilirdi.
04:36
But the real key to the power of the precolonial Filipino woman
81
276760
4560
Fakat sömürgecilik öncesi Filipin kadınlarının asıl gücü,
04:41
was in her role as "babaylan,"
82
281344
2978
farklı etnik gruplardan şamanlar için kullanılan ortak bir terim olan
04:45
a collective term for shamans of various ethnic groups.
83
285236
4421
''babaylan'' rolünden gelmekteydi.
04:49
They were the community healers,
84
289681
2389
Bitkilerde ve ilahi irfanda uzmanlaşmış
04:52
specialists in herbal and divine lore.
85
292094
3086
toplum şifacılarıydılar.
04:56
They delivered babies
86
296160
1288
Bebek doğurtuyorlar
04:57
and communicated with the spirit world.
87
297472
2261
ve ruh âlemiyle iletişim kuruyorlardı.
05:00
They performed exorcisms
88
300677
1820
Şeytan çıkarma yapıyorlardı
05:03
and occasionally, and in defense of their community,
89
303489
3254
ve sıklıkla toplumu korumak adına
05:07
they kicked some ass.
90
307767
1731
kıç tekmeliyorlardı.
05:09
(Laughter)
91
309522
1627
(Kahkaha)
05:11
And while the babaylan was a female role,
92
311708
2870
Babaylan bir kadın rolü olmasına rağmen,
05:14
there were also, in fact, male practitioners in the spiritual realm.
93
314602
3741
ayrıca ruhsal âlemde pratik yapan erkekler de vardı.
05:18
Reports from early Spanish chroniclers contain several references
94
318927
4381
Eski İspanyol kolonisinden raporlarda erkek şamanların,
05:23
to male shamans who did not conform to normative Western masculine standards.
95
323332
5261
normal Batı erkeklerinin standartlarına uymadığını gösteren referanslar var.
05:29
They cross-dressed
96
329068
1758
Çapraz giyinimli
05:30
and appeared effeminate
97
330850
2186
ve kadınsı görünüyorlardı
ya da cinsiyet anlamında belirsizdiler.
05:33
or sexually ambiguous.
98
333060
1683
05:35
A Jesuit missionary named Francisco Alcina
99
335146
2452
Francisco Alcina adındaki cizvit misyonerin dediğine göre,
05:37
said that one man he believed to be a shaman
100
337622
2989
şaman olduğunu düşündüğü bir adam,
05:40
was "so effeminate
101
340635
1646
''O kadar kadınsıydı ki
05:42
that in every way he was more a woman than a man.
102
342794
3486
varlığı her açıdan bir erkekten çok, bir kadındı.
05:47
All the things the women did
103
347414
1513
Kadınların yaptığı her şeyi;
05:49
he performed,
104
349945
1538
battaniye dokumak,
05:51
such as weaving blankets,
105
351507
1814
kıyafetleri dikmek ve çömlek yapmak gibi
05:53
sewing clothes and making pots.
106
353345
2603
her şeyi o da yapıyordu.
05:57
He danced also like they did,
107
357029
2069
Ayrıca kadın gibi dans ediyordu,
06:00
never like a man,
108
360471
1870
hiçbir zaman dansları farklı olan
06:02
whose dance is different.
109
362365
1552
erkekler gibi değildi.
06:04
In all, he appeared more a woman than a man."
110
364909
3683
Genel olarak erkekten çok kadına benziyordu.''
06:10
Well, any other juicy details in the colonial archives?
111
370230
4897
Peki, sömürgecilik arşivlerinde başka ilginç detay var mı?
06:16
Thought you'd never ask.
112
376090
1278
Hiç sormayacaksınız sandım.
06:17
(Laughter)
113
377392
1711
(Kahkaha)
06:19
As you may have deduced by now,
114
379720
2024
Şu ana kadar çıkarabildiğiniz kadarıyla,
06:21
the manner in which these precolonial societies conducted themselves
115
381768
3363
bu sömürgecilik öncesi toplumlarda
kendini idare etme olayı pek iyi gitmedi.
06:25
didn't go over so well.
116
385155
1474
06:27
All the free-loving, gender-variant-permitting,
117
387294
2812
Bütün bu özgür, sevgi dolu, cinsiyet çeşitliliği oluru,
06:30
gender equality wokeness
118
390130
2065
cinsiyet eşitliği aydınlığı
06:32
clashed viciously with the European sensibilities at the time,
119
392219
4112
zamanla Avrupalıların duyarlılığıyla çarpıştı
06:36
so much so that the Spanish missionaries spent the next 300 years
120
396355
4637
ve İspanyol misyonerler gelecek 300 yılı
iki cinsiyet ayrımı modellerini empoze etmeye çalıştılar.
06:41
trying to enforce their two-sex, two-gender model.
121
401016
2872
06:44
Many Spanish friars also thought that the cross-dressing babaylan
122
404777
4474
Ayrıca birçok İspanyol keşişi,
çapraz giyimli babaylanların
06:49
were either celibates like themselves
123
409275
3787
ya kendileri gibi dini nedenlerle evlenmediğini
ya da yetersiz veya kusurlu üreme organlarına sahip olduklarını düşündüler.
06:53
or had deficient or malformed genitals.
124
413086
2577
06:56
But this was pure speculation.
125
416185
1836
Fakat bu tamamen tahminden ibaretti.
06:58
Documents compiled between 1679 and 1685, called "The Bolinao Manuscript,"
126
418959
5709
1679 ve 1685 yılında derlenen "Bolinao El Yazması" adındaki dosyalarda
07:04
mentions male shamans marrying women.
127
424692
2557
erkek şamanların kadınlarla evlendiğinden bahsediyor.
07:08
The Boxer Codex, circa 1590,
128
428431
3470
Tahminen 1590 yıllarında Boksor Kodeksi,
07:11
provide clues on the nature of the male babaylan sexuality.
129
431925
3709
bize doğal erkek babaylan cinsellik eğilimiyle alakalı ipuçları sağlıyor.
07:16
It says, "Ordinarily they dress as women,
130
436584
4217
''Normalde kadın gibi giyinirler,
07:21
act like prudes
131
441781
2000
aşırı iffetli davranırlar
07:23
and are so effeminate
132
443805
1856
ve o kadar kadınsılardı ki
07:25
that one who does not know them would believe they are women.
133
445685
2861
erkek olduğunu bilmeyene kadın olduğunu inandırabilirdiniz.
07:29
Almost all are impotent for the reproductive act,
134
449593
2994
Neredeyse hepsi üreme konusunda iktidarsızdı
07:33
and thus they marry other males and sleep with them as man and wife
135
453472
5972
ve nitekim başka erkeklerle evlenip karı koca olarak birlikte yattılar
07:39
and have carnal knowledge."
136
459468
1478
ve bedensel bilgiye sahiptiler.''
07:42
Carnal knowledge, of course, meaning sex.
137
462200
3872
Bedensel bilgi, tabii ki seks anlamında.
07:47
Now, there's an ongoing debate in contemporary society
138
467662
2586
Şimdilerde çağdaş toplumlarda,
07:50
about what constitutes gender and how it should be defined.
139
470272
3234
cinsiyet nedir ve nasıl tanımlanmalı şeklinde
süregelen bir tartışma var.
07:53
My country is no exception.
140
473530
1695
Benim ülkem de istisna değil.
07:55
Some countries like Australia, New Zealand, Pakistan, Nepal and Canada
141
475852
4738
Avustralya, Yeni Zelanda, Pakistan,
Nepal ve Kanada gibi bazı ülkeler
08:00
have begun introducing nonbinary options in their legal documents,
142
480614
3876
resmi evraklarda cinsiyet ayrımı olmayan seçenekleri sunmaya başladılar.
08:04
such as their passports and their permanent resident cards.
143
484514
2970
Bu evraklar pasaport ve kimlik kartı gibi şeyler.
08:08
In all these discussions about gender,
144
488064
2483
Bütün bu cinsiyetle alakalı tartışmalarda,
08:10
I think it's important to keep in mind
145
490571
1852
bence kadın ve erkek cinsiyetiyle alakalı hakim kavramların
08:12
that the prevailing notions of man and woman as static genders
146
492447
4475
katıca biyolojik cinsiyetimize bağlı
08:16
anchored strictly on biological sex
147
496946
2941
sosyal yapılar olduğunu
08:19
are social constructs.
148
499911
1444
aklımızda bulundurmakta fayda var.
08:22
In my people's case, this social construct is an imposition.
149
502126
4839
Halkım için bu sosyal yapı dayatmadan geliyor.
08:28
It was hammered into their heads over hundreds of years
150
508266
4713
Yüzyıllarca onların düşünce şekillerinin
yanlış olduğuna inandırılana kadar
08:33
until they were convinced that their way of thinking was erroneous.
151
513003
4079
kafalarına sokuldu.
08:38
But the good thing about social constructs
152
518836
3245
Sosyal düzenle alakalı iyi olan şey,
08:42
is they can be reconstructed
153
522105
1498
zamana ve çağa uymak ayak uydurmak için
08:44
to fit a time and age.
154
524571
1931
yeniden inşa edilebilir oluşu.
08:47
They can be reconstructed
155
527646
1395
Toplumların daha çeşitli olmasına cevap verebilecek şekilde
08:49
to respond to communities that are becoming more diverse.
156
529065
3274
yeniden inşa edilebilir.
08:53
And they can be reconstructed
157
533356
2197
Birbirimizin farklarından öğrenip
08:55
for a world that's starting to realize
158
535577
2677
onlar için çalışabileceğimizi fark etmeye başlayan bir dünya
08:58
we have so much to gain from learning and working through our differences.
159
538278
5278
yeniden inşa edilebilir.
09:04
When I think about this subject,
160
544269
1560
Bu konu hakkında düşündüğümde
09:06
I think about the Filipino people
161
546700
1849
Filipin halkını, cinsiyet eşitliği
09:08
and an almost forgotten but important legacy
162
548573
3569
ve kapsayıcılığıyla alakalı unutulmak üzere olan
09:12
of gender equality and inclusivity.
163
552166
2583
çok önemli bir mirası düşünüyorum.
09:15
I think about lovers who were some of the gentlest souls I had known
164
555221
6091
Bildiğim en nazik ruhlara sahip olup da
aşklarını tam olarak açamayanları düşünüyorum.
09:21
but could not be fully open.
165
561336
1669
09:23
I think about people who have made an impact in my life,
166
563584
4519
Bana karakterdeki dürüstlüğün, nazikliğin ve gücün
09:28
who showed me that integrity, kindness and strength of character
167
568127
4538
yargıdan daha önemli ölçüleri olduğunu;
09:32
are far better measures of judgment,
168
572689
1901
insanların ten rengi, yaşı ya da cinsiyeti gibi
09:35
far better than things that are beyond a person's control
169
575804
2784
kontrol sahibi olmadıkları şeylerden daha önemli ölçüler olduğunu gösterip
09:38
such as their skin color, their age
170
578612
3624
hayatımda etki sahibi olanları düşünüyorum.
09:42
or their gender.
171
582260
1157
09:44
As I stand here today, on the shoulders of people like Lenie,
172
584870
3931
Lenie gibi insanların arkasında olup burada dururken
09:49
I feel incredibly grateful for all who have come before me,
173
589801
3713
benden önce yaşamış olup hayatlarını kendi istediği gibi yaşamış
09:54
the ones courageous enough to put themselves out there,
174
594501
4027
ve kendilerini ortaya koyup
bugün kendi hayatlarını istediği gibi yaşayabilen insanlara kolaylık oluşturmuş
09:59
who lived a life that was theirs
175
599759
2809
insanlara inanılmaz minnettarım.
10:02
and in the process, made it a little easier for us to live our lives now.
176
602592
4112
10:07
Because being yourself is revolutionary.
177
607685
3306
Çünkü kendiniz olmak devrimseldir.
10:12
And to anyone reeling from forces trying to knock you down
178
612372
4564
Pes ettirmek amacıyla herhangi birini çile çektirerek
10:16
and cram you into these neat little boxes people have decided for you:
179
616960
3859
bu muntazam kutulara sizi tıkan insanlar sizin yerinize karar verdi:
Pes etmeyin.
10:22
don't break.
180
622289
1240
10:24
I see you.
181
624143
1238
Sizi görüyorum.
10:26
My ancestors see you.
182
626041
1571
Atalarım sizi görüyor.
10:28
Their blood runs through me as they run through so many of us.
183
628380
4315
Onların kanı, bir çoğumuzda gezdiği gibi bende de geziyor.
10:33
You are valid, and you deserve rights and recognition
184
633957
4867
Siz doğrusunuz ve diğer herkes gibi
haklarınızı ve tanınmayı hak ediyorsunuz.
10:40
just like everyone else.
185
640745
1567
10:44
Thank you.
186
644081
1168
Teşekkür ederim.
10:45
(Applause)
187
645273
3390
(Alkış)
Bu web sitesi hakkında

Bu site size İngilizce öğrenmek için yararlı olan YouTube videolarını tanıtacaktır. Dünyanın dört bir yanından birinci sınıf öğretmenler tarafından verilen İngilizce derslerini göreceksiniz. Videoyu oradan oynatmak için her video sayfasında görüntülenen İngilizce altyazılara çift tıklayın. Altyazılar video oynatımı ile senkronize olarak kayar. Herhangi bir yorumunuz veya isteğiniz varsa, lütfen bu iletişim formunu kullanarak bizimle iletişime geçin.

https://forms.gle/WvT1wiN1qDtmnspy7