How Your Childhood Toys Tell Your Life Story | Chris Byrne | TED

186,392 views ・ 2024-12-11

TED


Videoyu oynatmak için lütfen aşağıdaki İngilizce altyazılara çift tıklayınız.

Çeviri: Sena Berra Çalışkan Gözden geçirme: Eren Gokce
00:03
Hey.
0
3917
1585
Merhaba.
00:05
I have a question.
1
5544
2168
Bir sorum var.
00:07
Can you come out and play?
2
7754
2127
Dışarı çıkıp oynayabilir misiniz?
00:09
Does that sound like fun, like exciting,
3
9923
2794
Kulağa eğlenceli veya heyecan verici gibi geliyor mu?
00:12
maybe there’s a little bit of adventure.
4
12759
1919
Belki de biraz macera da vardır.
00:14
Does that bring back some memories for you?
5
14719
2294
Bu size bazı anıları hatırlatıyor mu?
00:17
I sure hope it does.
6
17055
1251
Umarım hatırlatıyordur.
00:18
I know it does for me.
7
18348
1418
Bana hatırlattığını biliyorum.
00:20
Now I am a toy historian.
8
20767
2836
Ben bir oyuncak tarihçisiyim.
00:23
You've probably never met one before because there aren't that many of us.
9
23645
4504
Muhtemelen daha önce hiç karşılaşmadınız çünkü bizden o kadar da çok yok.
00:28
The toy industry doesn't pay much attention to history,
10
28149
3045
Oyuncak endüstrisi tarihe pek önem vermiyor
00:31
and the industry is all about what's selling today.
11
31194
4380
ve endüstri ise bugün ne satıldığıyla alakalı.
00:35
So over the past nearly 40 years,
12
35574
3086
Bu yüzden neredeyse son 40 yılda,
00:38
I've had the opportunity to play with kids in many different ways.
13
38660
4379
çocuklarla birçok farklı şekilde oynama fırsatım oldu.
00:43
And I've learned one thing: that toys don't change.
14
43081
3837
Ve bir şey öğrendim ki, oyuncaklar asla değişmiyor.
00:46
But I love toy history
15
46960
2919
Ama oyuncak tarihini seviyorum.
00:49
because I think that when we look back,
16
49921
3087
Çünkü geriye baktığımızda,
00:53
we can see a clear view of our culture and our values
17
53049
4213
kültürümüzün ve değerlerimizin belirli bir noktasında net bir
00:57
at a specific point in time.
18
57304
2377
görüntü görebileceğimizi düşünüyorum.
00:59
And it's more than just what was fun,
19
59723
2669
Ve bu eğlenceli olandan daha fazlası,
01:02
because toys really help prepare kids
20
62434
3170
çünkü oyuncaklar, gerçekten çocukları belirli bir zamanda
01:05
to enter a culture as adults at a specific time.
21
65645
3587
yetişkin olarak bir kültüre adım atmaya hazırlamaya yardımcı oluyor.
01:09
And it all begins with one question.
22
69232
3253
Ve her şey tek bir soruyla başlıyor.
01:12
It starts in the imagination when we say, “What if?”
23
72485
3546
Hayal gücümüzde “Ya olsaydı?” dediğimiz zaman başlıyor.
01:16
Right? So I mentioned that the role of play doesn't change.
24
76990
4796
Değil mi? Böylelikle, oyunun rolünün değişmediğini söyledim.
01:21
The toys, however, do.
25
81786
2211
Fakat oyuncaklar değişir.
01:25
Widely popular toys are sometimes the first shared cultural experience
26
85290
5422
Yaygın olarak kullanılan oyuncaklar bazen birçok çocuğun
01:30
many children ever have,
27
90754
2419
ilk ortak kültürel deneyimidir
01:33
and they can become cultural events as well.
28
93214
2962
ve bunlar kültürel etkinliklere de dönüşebilirler.
01:36
Think back of the fads of the past decades.
29
96217
2628
Geçmiş yıllardaki geçici modaları bir düşünün.
01:38
We had Rubik's Cube, we had Cabbage Patch,
30
98887
3920
Rubik Küpü, Cabbage Patch,
01:42
Zhu Zhu Pets, Pet Rock, right?
31
102849
3212
Zhu Zhu Pets, Pet Rock vardı, değil mi?
01:46
And now we're in the middle of Squishmallows.
32
106102
2920
Ve şimdi ise Squishmallows’ların (peluş oyuncak) ortasındayız.
01:49
But I truly think that when we look back at what we loved,
33
109022
6256
Ama gerçekten de sevdiğimiz şeylere dönüp baktığımızda,
01:55
we can see the seeds of who we were going to become,
34
115278
3587
kişisel ve profesyonel olarak kim olacağımızın tohumlarını
01:58
personally and professionally.
35
118865
2294
görebileceğimizi düşünüyorum.
02:01
Now I grant you,
36
121159
1293
Şimdi bunun bir bilimden çok
02:02
this is much more an art than a science,
37
122452
2961
bir sanat olduğunu kabul ediyorum.
02:05
but I believe that each of us has an inherent play style
38
125413
4004
Ancak her birimizin parmak izlerimiz kadar benzersiz bir oyun tarzına da
02:09
that's as unique as our fingerprints.
39
129459
2878
sahip olduğumuza inanıyorum.
02:12
So very often when I meet somebody,
40
132379
2544
Bu yüzden biriyle tanıştığımda onlara sık sık
02:14
I will ask them,
41
134964
1502
şöyle soracağım:
02:16
"What was your favorite toy as a child?"
42
136508
2752
“Çocukken en sevdiğin oyuncak neydi?”
02:19
I have heard some of the most amazing answers over time,
43
139302
5214
Zaman içinde en şaşırtıcı cevaplardan bazılarını duydum ve
02:24
and I think it's really important
44
144557
1627
bence bunların kendimiz için ne olduğuna
02:26
that we look at what those are for ourselves,
45
146226
3587
bakmamız gerçekten önemli.
02:29
because we grow up and we lose sight of that playful person that was inside us.
46
149813
5672
Çünkü büyüyoruz ve içimizdeki o oyuncu insanı gözden kaçırıyoruz.
02:35
And I think that person is still there.
47
155485
2502
Ve bence o kişi hâlâ orada.
02:37
And when we embrace the sense of play and adventure,
48
157987
4046
Ve oyun ve macera duygusunu benimsediğimizde
02:42
we can have joy every day.
49
162033
2503
her gün mutluluk duyabiliriz.
02:45
Now my favorite toy was Matchbox cars.
50
165495
3587
Benim en sevdiğim oyuncak Matchbox arabalarıydı.
02:49
I loved them, I loved collecting them, playing with them, organizing them.
51
169124
5297
Onları severdim, onları toplamayı, onlarla oynamayı, organize etmeyi severdim.
02:54
And I especially loved the Models of Yesteryear series
52
174462
3420
Ve özellikle Yesteryear Modelleri serisine bayılırdım.
02:57
because I loved the cars
53
177924
2544
Çünkü arabaları severdim.
03:00
but I was also fascinated by the history of the people
54
180510
3086
Ama aynı zamanda, onları gerçekten kullanmış olabilen
03:03
who might have driven them.
55
183638
1543
insanların tarihi de beni büyülerdi.
03:05
So there are two characteristics that I can trace back to that.
56
185223
3629
Yani, izini sürebileceğim iki özellik var.
03:08
I love order,
57
188893
1502
Düzeni seviyorum ve tarih beni büyülüyor.
03:10
and I'm fascinated by history.
58
190437
2127
03:13
A couple of years ago, I wrote a book about the playwright Terrence McNally.
59
193481
5047
Birkaç yıl önce oyun yazarı Terrence McNally hakkında bir kitap yazdım.
03:18
And Terrence had a puppet theater in his garage.
60
198528
3045
Ve Terrence’ın garajında bir kukla tiyatrosu vardı.
03:21
And he also loved the TV show "Kukla, Fran and Ollie,"
61
201573
3795
Ayrıca “Kukla, Fran ve Ollie” adlı TV programını da çok severdi.
03:25
where Fran Allison, a human,
62
205368
1752
Bir insan olan Fran Allison,
palyaço olan Kukla ve ejderha olan Ollie ile iletişim kurardı
03:27
interacted with Kukla, a clown, and Ollie, a dragon,
63
207120
2461
03:29
and they were puppets.
64
209622
1418
ve her ikisi de birer kuklaydı.
03:31
And Terrence told me that playing with his puppets
65
211082
3462
Ve Terrence bana kuklalarıyla oynamanın ve o şovu izlemenin
03:34
and watching that show
66
214586
1293
03:35
was some of the best theater training he ever had.
67
215920
3003
şimdiye kadar aldığı en iyi tiyatro eğitiminden biri olduğunu söyledi.
03:40
Basketball great Sue Bird told me that she was obsessed -- obsessed! --
68
220258
4755
Büyük basketbolcu Sue Bird Pogo topuna takıntılı, bakın takıntılı
03:45
with her pogo ball.
69
225054
2002
olduğunu söylemişti.
03:47
Now that came out in 1969, but it would have become a fad mid-80s,
70
227098
4546
Bu 1969′da çıktı ama 80′lerin ortalarında,
03:51
about the time that Sue would have discovered it.
71
231686
2836
Sue’nun onu keşfettiği sıralarda bir moda hâline gelecekti.
03:54
The pogo ball was an inflatable ball,
72
234522
2544
Pogo topu şişirilebilir bir toptu ve ortasında,
03:57
and it had a platform around the middle,
73
237066
2253
03:59
and you clenched it between your ankles
74
239319
3420
onu ayak bileklerinizin arasına sıkıştırıp zıplayabileceğiniz bir platformu vardı.
04:02
and you jumped.
75
242739
1460
04:04
It wasn't easy.
76
244199
1626
Hiç de kolay değildi.
04:05
Sue went on to become the winningest player in the WNBA,
77
245825
4838
Sue daha sonra WNBA’in en çok kazanan oyuncusu oldu ve
04:10
and I believe that her passion for practice
78
250663
3546
inanıyorum ki, onun antrenman tutkusu ve ustalığa olan bağlılığı
04:14
and her dedication to mastery
79
254250
2044
04:16
served her well on the playground
80
256336
2919
ona oyun alanında çok iyi hizmet etti ve
04:19
and translated into her careers at UConn and in the professional world.
81
259297
5047
UConn’daki ve profesyonel dünyadaki kariyerine de yansıdı.
04:25
Three-time Tony-winning costume designer Gregg Barnes told me
82
265553
4505
Üç kez Tony ödüllü kostüm tasarımcısı Gregg Barnes bana Barbie’ler ile
04:30
that he loved to play with Barbies, he loved to make clothes for them.
83
270099
3462
oynamayı ve onlar için kıyafet yapmayı sevdiğini söyledi.
04:33
But this was in the 1960s
84
273603
1710
Ama bu 1960′larda,
04:35
when playing with Barbie was taboo for boys.
85
275313
3712
Barbie ile oynamanın erkekler için bir tabu olduğu zamanlardı.
04:39
Gregg did it anyway,
86
279025
1335
Gregg yine de sevdi ve daha sonra Barbie ve Fairytopia’nın,
04:40
and later he had a dream-come-true job
87
280360
2961
04:43
when he designed the costumes for Barbie and Fairytopia,
88
283321
3253
turun ve bebeğin kostümlerini tasarladığında hayallerinin
04:46
the tour and the doll.
89
286574
1752
gerçeğe dönüştüğü bir iş buldu.
04:50
Composer and lyricist Stephen Sondheim
90
290203
3086
Besteci ve söz yazarı Stephen Sondheim
04:53
loved puzzles and games,
91
293331
1710
bulmacaları ve oyunları ve özellikle Scrabble gibi oyunları severdi.
04:55
and especially games like Scrabble.
92
295083
1793
04:56
And those of us who love musical theater know where word play landed him.
93
296918
5339
Müzikal tiyatroyu sevenler, kelime oyununun onu nereye getirdiğini biliyoruz.
05:02
(Laughter)
94
302298
1252
(Kahkahalar)
05:03
Right?
95
303591
1252
Değil mi?
05:06
And guess what? This works for us ordinary mortals as well.
96
306052
5047
Ve bilin bakalım ne? Bu biz sıradan ölümlüler için de geçerli.
05:11
When you think about the toys that you loved as a child,
97
311140
3713
Çocukken sevdiğiniz oyuncakları düşündüğünüzde
05:14
you didn't think about, "Why do I love this?"
98
314894
2586
“Bunu neden seviyorum?” diye düşünmediniz.
05:17
You just did, right?
99
317480
2503
Sadece sevdiniz, değil mi?
05:19
Perhaps you watched the TV show “Blue’s Clues.”
100
319983
3378
Belki de “Blue's Clues” adlı TV şovunu izlediniz.
05:23
Or you played with your Tonka truck.
101
323361
2628
Ya da Tonka kamyonuyla oynadınız.
05:25
Or you had cuddled up to a Care Bear.
102
325989
4296
Ya da öncesinde bir Care Bear’a sarıldınız.
05:30
Or played that iconic game, Hungry Hungry Hippos.
103
330285
3503
Ya da o ikonik Hungry Hungry Hippos oyununu oynadınız.
05:33
Yeah. I see --
104
333788
1668
Evet, görüyorum.
05:35
(Laughter)
105
335498
2628
(Kahkahalar)
05:38
I grew up in Delaware,
106
338167
2128
Ben Delaware’de büyüdüm
05:40
and all the girls in the neighborhood played Barbie.
107
340336
4421
ve mahallemdeki tüm kızlar Barbie ile oynardı.
05:44
Barbie was from Malibu, California,
108
344799
1919
Barbie Malibu, California’lıydı
05:46
and Wilmington was about as far away from that as you could get.
109
346759
4130
Wilmington ise bundan olabildiğince uzaktı.
05:50
But in the late 1960s,
110
350930
2336
Ancak 1960'ların sonlarında,
05:53
Barbie play all followed the prescribed cultural path for girls:
111
353308
4296
Barbie oyunu, kızlar için öngörülen kültürel yolu izledi:
05:57
dating, love, marriage.
112
357645
2544
Flört, aşk, evlilik.
06:00
My nieces and their friends played Barbie very differently.
113
360940
3712
Yeğenlerim ve arkadaşları Barbie’yi çok farklı şekilde oynarlardı.
06:04
They were inspired by the 1985 commercial, “We Girls Can Do Anything,”
114
364652
5339
Kendilerini bağımsız ve güçlü kadınlar olarak hayal etmeye teşvik eden,
06:09
that encouraged them to imagine themselves as independent and empowered women.
115
369991
5047
1985 reklamı olan “We Girls Can Do Anything” reklamından ilham aldılar.
06:16
And that was just the time that more and more professional women
116
376539
3003
Ve bu, gittikçe çok daha fazla profesyonel kadının
06:19
were entering the workforce.
117
379584
2085
işgücüne giriş yaptığı zamanlardı.
06:21
Today, Barbie has left the beach behind.
118
381711
2961
Bugün, Barbie plajı geride bıraktı.
06:24
Sort of.
119
384714
1251
Yani bir nevi.
06:26
She’s now every girl, and Ken’s there too.
120
386007
2336
O artık herkes gibi bir kız ve Ken de orada.
06:29
Broad cultural representation is now baked into the brand,
121
389260
5464
Geniş kültürel temsil artık markanın içinde yer alıyor
06:34
and our conversations with Gen Alpha kids and their parents
122
394766
4588
ve Alfa Kuşağı çocukları ve ebeveynleriyle yaptığımız görüşmeler,
06:39
indicate that this is a core value for them in their play.
123
399395
5214
bunun onlar için oyunlarında temel bir değer olduğunu gösteriyor.
06:44
Barbie is still relevant
124
404609
1418
Barbie hâlâ güncel
06:46
because she reflects the world the players see.
125
406027
3462
çünkü oyuncuların gördüğü dünyayı yansıtıyor.
06:49
And that’s really the secret
126
409489
1460
Ve bu, Barbie’yi son 65 yıldır bu kadar popüler tutan gerçek bir sır.
06:50
that's kept Barbie so popular for the past 65 years.
127
410949
4504
06:55
Her play is grounded in the present
128
415453
3420
Oyunu şimdiki zamana dayanırken,
06:58
while encouraging kids to imagine possibilities for the future.
129
418915
4004
çocukları gelecek için olasılıkları hayal etmeye teşvik ediyor.
07:04
I had another friend who was not so much into Barbie,
130
424170
3420
Barbie’ye pek ilgi duymayan ama
07:07
but she loved her Teenage Mutant Ninja Turtles.
131
427632
3253
Ninja Kaplumbağalar’a hayran olan başka bir arkadaşım vardı.
07:10
She loved being a superhero, and she loved the iconoclastic humor.
132
430927
5255
Süper kahraman olmayı ve ikonoklastik
(yaygın geleneklere karşı çıkan) mizahı severdi.
07:16
As a child, she had a serious accident,
133
436224
2919
Çocukluğunda ciddi bir kaza geçirdi
07:19
and the doctor who treated her eased her fears with comedy.
134
439185
5547
ve onu tedavi eden doktor komedi ile korkularını hafifletti.
07:24
That inspired her to go into medicine, because he became a superhero to her,
135
444732
5589
Bu, ona tıp alanına girmesi için bir ilham olmuştu.
Çünkü doktor, onun için bir kahraman rolündeydi
ve şimdi ise o, hastaları için bir kahraman rolünde.
07:30
and now she's a hero to her patients.
136
450321
2169
07:32
Oh, and she's done improv comedy because you cannot lose the humor.
137
452490
3795
Oh, bir de doğaçlama komedi yapıyor çünkü mizahı kaybetmek olanaksız.
07:37
(Laughter)
138
457120
1084
(Kahkahalar)
07:38
All of this has a dark side as well.
139
458204
3128
Bütün bunların karanlık bir tarafı da var.
07:41
Have any of you ever cheated at a board game?
140
461374
3545
Hiç bir masa oyununda hile yaptığınız oldu mu?
07:44
Yeah. Right. Right. I’ve heard the stories.
141
464961
3045
Evet. Doğru. Doğru. Hikâyeleri duydum.
07:48
Well, here’s the thing about board games.
142
468047
2002
Masa oyunlarıyla ilgili şöyle bir şey var.
07:50
Board games are all about rules and structure
143
470091
2461
Masa oyunları tamamen kurallar ve yapıyla
07:52
and operating within those rules and structure.
144
472593
2962
ve bu kurallar ve yapı içerisinde oynamak ile alakalıdır.
07:55
And it's one of the first times
145
475596
1544
Ve bu, biz çocuklar olarak ailemiz ve toplumumuz bağlamında
07:57
we as kids ever experience a moral compass
146
477181
2753
07:59
in the context of our family and our society.
147
479976
3378
ahlaki bir pusulayı ilk kez deneyimlediğimiz zamanlardan biridir.
08:03
So that at least is the way it's supposed to work.
148
483354
3671
Yani en azından olması gereken budur.
08:07
Years ago, I worked with a guy
149
487025
2293
Yıllar önce, Monopoly oyununda
08:09
who was so proud of how he used to cheat at Monopoly
150
489318
3003
hile yaparak bankadan para çalmasıyla gurur duyan bir adamla çalıştım.
08:12
by stealing money from the bank.
151
492321
2336
08:14
(Laughter)
152
494657
1627
(Kahkahalar)
08:16
I hear people -- you've done that?
153
496284
2210
“Bunu yaptın mı?” diyenleri duyuyorum.
08:19
And wait, because he bragged about --
154
499746
2377
Ve bekleyin, çünkü övünüyordu.
08:22
He did that to his children as well.
155
502165
2961
Ve bunu çocuklarına da yapardı.
08:25
Because winning was everything for him.
156
505168
3920
Çünkü kazanmak onun için her şeydi.
08:29
And for me, I can remember doing that once as a kid
157
509130
2544
Ve benim açımdan ise, bunu çocukken bir kez yaptığımı
08:31
and feeling rotten about it the entire next day.
158
511716
3170
ve ertesi gün boyunca bu konuda kötü hissettiğimi hatırlıyorum.
08:34
Well, not this guy,
159
514927
1710
Yani, bu adam değil,
08:36
because he felt no compunction about cheating our clients.
160
516679
4630
Çünkü müşterilerimizi kandırmaktan hiç çekinmiyordu.
08:41
And I think our working relationship collapsed
161
521350
3129
Ve sanıyorum ki çalışma ilişkimiz bozuldu
08:44
because our play styles were completely different.
162
524520
3128
çünkü oyun tarzlarımız tamamen farklıydı.
08:47
Now I'm not saying that if you cheated at a game,
163
527648
3796
Şimdi, bir oyunda hile yaptıysan bu bir dolandırıcı olacağın anlamına gelmiyor.
08:51
you’re going to become a crook.
164
531444
1668
08:53
But I am saying that our characters are shaped in part
165
533112
5047
Ama karakterlerimizin, kısmen oyun deneyimlerimizi
08:58
by how we internalize our play experiences.
166
538159
3837
nasıl içselleştirdiğimizle şekillendiğini söylüyorum.
09:01
So it's never about the piece of plush or the plastic
167
541996
6548
Yani bu, asla oyuncağa gücünü veren bir peluş parçası
09:08
that gives the toy its power.
168
548586
1668
veya plastikle ilgili değil.
09:10
It's the narratives we tell
169
550296
2127
Kültürümüz ve deneyimlerimiz kapsamında o oyuncakla ilgili
09:12
related to that toy in the context of our culture
170
552465
3378
09:15
and our experience.
171
555885
2169
anlattığımız hikâyelerdir aslında.
09:18
That's really how we learn to be ourselves.
172
558096
3211
Kendimiz olmayı aslında bu şekilde öğreniyoruz.
09:21
So take a look back
173
561349
2252
Geriye dönüp bir bakın
09:23
and think about, you know,
174
563643
2794
ve bilirsiniz, nasıl bu noktaya geldiğinizi bir düşünün.
09:26
how you became who you became.
175
566437
2586
09:29
The stories, as Pleasant Rowland used to tell me --
176
569023
3879
American Girl’ü tasarlayan Pleasant Rowland
09:32
she founded American Girl --
177
572902
1710
bana her zaman “Hikâye eşyadan üstündür” derdi.
09:34
and Pleasant always said, "Story over stuff."
178
574612
3420
09:38
Now you may have heard
179
578032
1919
Öncü bir eğitimci olan Maria Montessori’nin adını duymuş olabilirsiniz.
09:39
of the pioneering educator Maria Montessori.
180
579951
3962
09:43
Maria and her colleagues popularized the idea
181
583913
4046
Maria ve meslektaşları, oyunun bir çocuğun
09:48
that play is the work of a child.
182
588000
2920
işi olduğu fikrini popülerleştirdi.
09:50
And the goal of that work is to emerge into society
183
590962
3170
Ve bu çalışmanın amacı, topluma tamamen entegre olmuş
09:54
as a completely integrated and participating adult.
184
594173
3379
ve katılımcı bir yetişkin olarak var olmaktır.
09:57
So once again, look back and think about how much of who you are today
185
597593
5881
Ve bir kez daha, geriye bir bakın ve bugün kim olduğunuzun ne kadarının
10:03
began in the playroom.
186
603516
1376
oyun odasında başladığını düşünün.
10:05
Now this is not some Calvinist notion of predestination,
187
605893
4838
Şimdi bu bir Kalvinist kader anlayışı değil,
10:10
but I do think it's so much fun to look back for clues
188
610731
4672
ancak olduğumuz ve olabileceğimiz kişiye nasıl dönüştüğümüze dair
10:15
as to how we became who we are
189
615403
3712
ipuçları bulmak için geçmişe bakmanın çok eğlenceli olduğunu düşünüyorum.
10:19
and who we might yet be.
190
619115
2044
10:21
It's a little like Harry Potter, right?
191
621159
3253
Biraz Harry Potter'a benziyor, değil mi?
10:24
But we're the wizards.
192
624412
1543
Ama biz büyücüleriz.
10:25
We're the wizards,
193
625997
1710
Biz büyücüleriz
10:27
and our powerful spells are the stories that we tell
194
627748
4046
ve bizim güçlü büyülerimiz anlattığımız hikâyeler
10:31
and the actions that we take.
195
631836
2169
ve yaptığımız eylemlerdir.
10:34
We become what we play.
196
634046
2878
Oynadığımız şeye dönüşürüz.
10:37
Best of all, you never have to stop.
197
637842
3378
En iyisi de, asla durmak zorunda değilsiniz.
10:41
Because when we play,
198
641262
1835
Çünkü oynadığımız zaman
10:43
we get to experience the joy of new discoveries,
199
643139
3378
yeni keşiflerin sevincini yaşıyor, eğleniyor ve macerayı kucaklıyoruz.
10:46
have fun and embrace the adventure.
200
646559
2919
10:49
And best of all, enjoy the ride.
201
649520
2961
Ve hepsinden de iyisi, yolculuğun tadını çıkarıyoruz.
10:54
Thank you.
202
654692
1293
Teşekkür ederim.
10:55
(Applause)
203
655985
1627
(Alkış)
Bu web sitesi hakkında

Bu site size İngilizce öğrenmek için yararlı olan YouTube videolarını tanıtacaktır. Dünyanın dört bir yanından birinci sınıf öğretmenler tarafından verilen İngilizce derslerini göreceksiniz. Videoyu oradan oynatmak için her video sayfasında görüntülenen İngilizce altyazılara çift tıklayın. Altyazılar video oynatımı ile senkronize olarak kayar. Herhangi bir yorumunuz veya isteğiniz varsa, lütfen bu iletişim formunu kullanarak bizimle iletişime geçin.

https://forms.gle/WvT1wiN1qDtmnspy7